30 Mart 2015 Pazartesi

Mobilya Seçimi

Merhaba
Çoğunuz biliyorsunuz düğünüme az kaldı. Ev işini hallettik, istediğimiz gibi bir ev tuttuk. Sıra geldi evi doldurmaya, eşya seçmeye :)

Bu iş için bize yakın ve sağlam olduğunu düşündüğümüz Ankara Siteler'i tercih ettik. Başta oturduk konuştuk yemek odası takımı, koltuk takımı ve yatak odası takımını ne renk ve hangi modellerde istiyoruz diye. İkimizinde ortak kararı yemek ve yatak odası beyaz ve modern modellerde, koltuk takımınınında rahat ve soft renklerde olmasıydı. Böylece birçok mağazayı (Avangard tarz) elemiş olduk. Daha sonra aile büyüklerimizden bilgi aldık mobilya malzemesi ne olmalı diye. Onlarda dikkat etmemiz gereken noktaları izah ettiler. Sunta kullanılan ürünlerden uzak durmamızı, lake mdf ürünleri tercih etmemizi söylediler. Bunun üzerine de televizyonda reklamı olan birçok markayı eledik çünkü onların malzemesi hep sunta. Bu arada biz ailelerle eşya almayı tercih etmedik. Hem onları yormak istemedik hem de ailelerle gidildiğinde herkes bir fikir söyler kafa karışır diye sadece ikimiz karar verip eşyalarımızı almak istedik.

Ankara Siteler'i bilenler bilir 1 ay gezseniz yine de bitmez yeni mağazalar keşfedersiniz. Ama ne yazık ki bizim sadece 1 haftasonumuz vardı ve mutlaka almamız gerekiyordu. Cumartesi sabah 10:30'da mağazaları gezmeye başladık. Sadece 1 saat yemek molası verdik ve eve doğru yola çıktığımızda akşam 19:30'du. İkimizde resmen sürünüyorduk. O akşam elimiz boş döndük. Fiyatlar gerçekten uçmuş durumdaydı, sadece 1-2 mağaza bizim bütçemize uygun sayılırdı istediğimiz modellere göre...

Pazar günü 12:00'de tekrar gezmeye başkadık ama akşam 17:00'de mağazalar kapatmaya başladığı için zamanımız daha dardı. 2-3 mağaza bulduk yine pazarlığa oturduk ama yok evdeki hesap çarşıya uymadı. En son saat 16:30'da ümitlerimiz tükenmiş ve canımız sıkılmış bir vaziyette Mert Mobilya'ya girdik. Saat 17:00'de pazarlığımızı yapmış renk seçimine geçmiş vaziyette bulduk kendimizi :))
Bizim her işimiz genelde ümitlerin bittiği anda çözüme kavuştu şimdiye kadar ve yine son dakika gol atmıştık :) Mehmet Bey'e yardımlarından ve sağladığı kolaylıklardan dolayı tekrar teşekkür ediyorum.





En son hepsinin fotoğraflarını çekip annemlere gönderdik :) Bu işimizi de halletik. Sırada halı, perde, avize ve beyaz eşya var. Eşyalarımız 29 Nisan 2015'te gelecek halı ve perdelere o zaman bakacağım. Kıssadan hisse evlenmek zor işmiş :))

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))



25 Mart 2015 Çarşamba

Kaza Geliyorum Demez

Merhaba
Belki bilmeyenleriniz vardır ben Veteriner Hekim'im. Mesleğim gereği her türlü hayvanla haşır neşir oluyorum ki zaten mesleğime aşık bir insanım. Şu andaki görev yerim ve görevim nedeniyle büyükbaş hayvanlarla ilgileniyorum.
4 yıldır ineklerden boynuz da yedim, tekme de yedim :) 4 yıl önce de bol bol kedi tırmalamaları ya da ısırılmalarla uğraşıyordum. Yani özet olarak tehlikeli bir mesleğim var ne zaman, hangi hayvandan ne geleceğini bilemiyoruz. Tedbir alıyoruz kendimizce tabiki ama onlarda bir yere kadar koruyor. Hayvanlar bizler gibi konuşup dertlerini anlatamadıkları için bir şekilde acısını, korkusunu ya da diğer duygularını bu şekilde tepkilerle anlatmaya çalışıyorlar.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Dediğim gibi 4 yıldır büyükbaş hayvanlarla ilgileniyorum ve senenin nerdeyse 7-8 ayı köylerdeyim. Dün yine aşı yapmak için köylerdeydik. 3 tane köyün bütün hayvanlarının aşısı yapıldı ve dönüş yoluna geçtik. Yolun yarısında arabanın arkasından garip sesler gelmeye başladı ve frenimiz tutmadı. İyi ki düz bir yoldaydıkta araba bir süre sonra kendiliğinden durdu.

Arabadan indik ve vaziyet aynen buydu:





Bu sorun bizim takla atmamıza bile neden olabilirdi ki neyseki hızımız fazla değildi. Diyeceksinizki konu nerden nereye geldi :) Dedim ya zaten tehlikeli bir mesleğim var sürekli dikkatli olmak zorundayım ama ondan daha tehlikelisi de var. Bizi köylere göndermek için verdikleri arabalar. Bu görmüş olduğunuz araba 83 model, benimle yaşıt. Bizim bu arabalarda can güvenliğimizin olmadığını dünkü olaydan sonra tekrar anlamış oldum. Yeni araba istiyorsunuz bu sefer gönderiyorlar 88 model :) şaka gibi :))

Geçen haftalarda da 3 gün boyunca iş güvenliği eğitimi aldık zorunlu olduğu için. Maalesef ülkemizde herşey teoride. Eğitimi aldın mı? Aldım. Tamam artık sana bu konuda birşey olmaz mantığı var.

Lafı fazla uzatmayayım bu ülkede hepimiz Allah'a emanet çalışıyor ve yaşıyoruz. O yüzden her dakikanızın kıymetini bilin :)

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalin :))

23 Mart 2015 Pazartesi

Nikah Yaptık Evlendik :)

Merhaba herkese :)
Yazılarıma uzun süre ara vermemin nedenlerinden bir tanesi de nikah işlemleri için koşuşturmamdı. (Eşimin benim bulunduğum yere tayin istemesi için düğünden önce nikah yapmamız gerekti.) Aslında koşuşturulacak bir durum yok eğer nikah memurunuz size doğru düzgün bilgi verirse...
Bize öyle bir memur denk geldi ki lafı ağzından cımbızla aldım adamın. İşte diyaloğumuz:

Ben: Merhaba biz nikah yaptıracağız da hangi evraklar lazım?
Memur: Eşiniz nerde onunda olması lazım başvuruda?
Ben: Başvuruya beraber geleceğiz tabiki ama ne lazım ben onları öğrenmek istiyorum.
Memur: Sağlık raporu ve fotoğraf lazım
Ben: Sağlık raporu hastaneden mi yoksa sağlık ocağı yeterli mi?
Memur: Sağlık ocağı
Ben: Peki kaç fotoğraf getirelim?
Memur: 4 yeter
Ben: Peki başka birşey lazım mı?
Memur: Eşiniz lazım
Ben: Oldu o zaman biz geliriz

Adam ben sormadan asla cevap vermedi sanki hergün evleniyorum arkadaş. Ben sormadan sen detaylı anlatsana bana. Bu konuşmadan sonra 3 kere daha ziyaret ettim kendisini ve her seferinde lazım olan yeni bir evrak daha öğrendim. Şikayet edecektim belediyeye ama şu nikah kıyılsın diye bekledim. Sonra sinir olur evlendirmez falan riske atmayayım dedim :)

İşte efendim biz evraklarımızı hazırladık iki dirhem bir çekirdek giyindik sabah 09:00'da evraklarımızı teslim ettik 11:30'da gelin dedi. Tabi son dakika yine bir evrak istedi nüfus müdürlüğünden... Koştur koştur onu da hallettik neyseki...

Beklediğimiz 2,5 saat boyunca dua ettim başımıza bir evrak daha çıkarmasın ve şu nikah kıyılsın diye :)

Ve sonunda 05.03.2015 Perşembe 11:30 MUTLU SON :)





Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))





22 Mart 2015 Pazar

Tavuk Salatası

Merhaba
Bugün sizlere yine üşengeçliğimin tuttuğu, ne yesem, ne pişirsem diye düşündüğüm bir günde yaptığım pratik Tavuk Salatası'nın tarifini vereceğim.
Bu yemeği isterseniz tek başına öğün olarak tüketebilir (ben öyle yapıyorum), isterseniz de misafirleriniz için masanızda farklı bir çeşit olarak sunabilirsiniz.

Malzemeler:

1 tavuk göğsü
1 büyük kornişon turşu
1 orta boy havuç
2-3 çorba kaşığı yoğurt (istediğiniz miktarda)
1-2 çorba kaşığı mayonez (istediğiniz miktarda)
Tuz
Karabiber
Pul biber

Yapılışı:

Önce tavuk göğsünü bir tencereye koyup, üstünü geçecek şekilde su ilave edip haşlıyoruz. Haşlarken ben tuz ve biraz sıvı yağ ilave ediyorum. Tavuklar haşlanırken kornişon turşumuzu küçük küpler halinde doğruyoruz ve havucumuzu da rendeliyoruz.


Diğer bir tarafta da yoğurt, mayonez, tuz ve baharatlarımızı karıştırarak hazır hale getiriyoruz.



Haşlanmış olan tavuk göğsünü ister elinizle isterseniz bir çatal yardımıyla didiyoruz.


Hazırladığımız yoğurtlu karışıma turşu, havuç ve tavuğumuzu ekleyerek karıştırıyoruz. Ve işte son hali :)


Dereotu sevenler ince kıyarak ekleyebilirler. Ben tercih etmedim. Üzerine pul biber serperek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun :)

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))



20 Mart 2015 Cuma

Yeni Tema Tasarımı Açılışı'na Hoşgeldiniz :)

Merhaba
Uzun bir süre sizlerden ayrı kaldım ama yenilenip tekrar geldim :)
Sosyal Medya Kafe'nin düzenlemiş olduğu blog tema tasarım çekilişi vardı. Şansımı deneyip ben de katıldım.
Sonuç kazanan bendim ve çok mutlu oldum. 2-3 kere kendi kendime birşeyler denemeye çalışmıştım ama becerememiştim. Profesyonel bir elin değmesi gerekiyordu bloguma :) ve o sihirli el imdadıma yetişti :)

Blogumun eski hali



Blogumun yeni hali



Eski hali ne kadar da iç karartıcıymış. Sibel Hanım'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Her aşamada çok ilgili davrandı hatta benden daha fazla ilgilendi diyebilirim. 
Ben şu anda çok ama çok mutlu bir blog yazarıyım. Düzenli ve istediğim gibi şirin bir blogum oldu :)
Sizler de beğenmişsinizdir umarım. 
Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))



6 Mart 2015 Cuma

BOBBI BROWN RUJ

Merhaba :)
Herkese sorunsuz mutlu bir hafta diliyorum. Bugün sizlerle Kasım ayında nişanım için Bobbi Brown'dan aldığım ruj ile ilgili deneyimimi paylaşacağım.
İlk defa Bobbi Brown' dan ruj aldım ve gerçekten çok memnun kaldım, bu da bir rujla ilgili ilk postum :)
Hemen ambalaja bakalım :)






Mat olmasını istedim ve o seriden 4 numaralı True Pink'i seçtim. Bakalım rengi nasılmış? :)





Rengi gerçekten tam benim sevdiğim tonlarda bir pembe. Mat bir ruj ama yine hafif bir parlaklık veriyor. Kalıcılığı süper. Nişanımın olduğu gün saat 15:00' dan gece 12'ye kadar sadece bir kere tazeledim. Sürekli birşeyler yedim içtim ama banamısın demedi :) daha sonraki günlük kullanımımda da dudaklara pudra uygulayınca kalıcılığı çok daha uzun sürdü. Dudaktaki duruşunu merak edeler nişan fotolarıma buradan bakabilirler. :)

Fiyat konusuna gelince ben bu ruju 85 TL'ye aldım. Açıkçası bir ruja bu kadar para verme taraftarı değilim ama o zamanki nişan heyecanıyla alıverdim. Yüz makyajım için parayı asla düşünmem ama ruj için nedense cimriliğim tutuyor. Alt tarafı ruj yani niye para dökeyim ki diye düşünüyorum. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ayrıca başka ruj tavsiyeleriniz varsa ve benimle paylaşırsanız sevinirim.

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))


FIRINDA KAŞARLI TAVUK

Merhaba :)
Bugün sizlere benim çok sevdiğim ve sık sık yaptığım kolay bir yemek paylaşacağım. Çalışanlar için hem pratik hem de doyurucu.

Malzemeler (2kişilik):

- 6 parça kemiksiz tavuk pirzola
- 1 su bardağı rendelenmiş kaşar
- tuz

Yapılışı:

Öncelikle tavukları tuzluyoruz. İsteğe baglı olarak pul biber, karabiber, kekikte ekleyebilirsiniz. Tuzlanmış ve baharatlanmış tavuklarımızı yağlanmış fırın tepsimize yerleştirip 180 derecede önceden ısıtılmış fırınımıza koyup 30-35 dk pişmesini bekliyoruz.
Tavuklarımız pistikten sonra fırından çıkarıp üzerlerine 1 su bardağı kaşarımızı ekleyip tekrar fırına koyuyoruz. Kaşar peyniri eriyip kızardıktan sonra servis yapmak üzere tavuklarımızı fırından çıkarıyoruz.



Afiyet Olsun... :)

Schwarzkopf BC (Bonacure)

Yine soğuk bir kış gününden hepinize sıcacık bir merhabaaaaa :)

Bu yazımda 1 yılı aşkın bir süredir saçıma kullandığım Shwarzkopf ürününden bahsedeceğim. Ürünün tam ismi Shwarzkopf Bonacure Repair Rescue. 

Bu ürünü kuzenimin kuaförünün tavsiyesi üzerine kullanmaya başladım. Benim saçlarım aşırı işlem görmüş bir saç tipi... Ne ararsanız var saçımda :) Senelerce röfle yaptırdım, daha sonra ayda 1 renk değiştirmeler ve bunlar yetmiyormuş gibi 4 ayda bir brezilya fönü yaptırıyordum. E haliyle saç bildiğiniz misina gibi oldu, çok kurudu ve uçlar sürekli kırık. Son 3 senedir çok oynamadım saçımla, renk değişimi yok ama kesim yaptırmadığım için ancak toparlanıyor saç.

Neyse gelelim ürüne... Kuaför Bey saçımın o zavallı halini görünce hemen 2 ürün tavsiye etti. Diğerini başka bir yazımda anlatacağım.

Bu ürün Bonacure acil kurtarma serisinin durulanmayan kremi diyebilirim. Saçlarınızı yıkayıp havluyla nemini aldıktan sonra 1 üzüm tanesi kadar kremi avucunuza yayıp saçınızın uçlarına uyguluyorsunuz. Kırıkların onarılmasına yardımcı oluyor ve yeni kırıkların oluşmasını saçı nemlendirerek önlüyor. Ayrıca elektriklenme denen şeyden eser kalmıyor ki özellikle kış aylarında çok yaşadığım bir problemdi. Ürünün görseline bir göz atalım...






Ürün 75 ml'lik bir tüpte. Bu benim 3. tüpüm ve 1,5 yıla yakın oldu kullanmaya başlayalı yani bir tüp 6 ay gidiyor. Tabi bu saçınızı yıkama sıklığına göre değişir, ben 2 günde 1 yıkıyorum ve her yıkamadan sonra kullanıyorum. Saçlarımı kuruttuktan sonra şekil veriyorum. 

Bu ürünü kullanmaya başladiktan sonra saçlarım daha parlak oldu, yumuşacık oldu, daha kolay şekil almaya başladı ve o kadar föne rağmen kırılmalar azaldı. Kısacası bu ürün olmadan hiçbir yere gitmiyorum, bağımlısı oldum :)

Gelelim fiyatına ilk ürünü kuaförden almıştım ve yaklaşık 1,5 yıl önce 150 Tl vermiştim. Sonra internetten araştırdım ve çok güzel indirim yapan ve arada da indirim kuponları yollayan bir site buldum, diger ikisinide o siteden tanesi 100 Tl'ye aldım. Aldığım siteyi merak edenler için buyrunuz
Ürünün özellikleri için detaylı bilgi burada

Sonuç olarak çok severek kullandığım ve hayatımın bir parçası diyebilecegim bir ürün. Eğer sizinde saçlarınız çok işlem görmüş, kuru ve çabucak kırılmaya meyilliyse bu ürünü kullanmanızı tavsiye ederim.

Sizler saç kırılmasını en aza indirmek için neler kullanıyorsunuz? Etkili yöntemleriniz varsa ve benimle paylaşırsanız sevinirim.

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))

2 Mart 2015 Pazartesi

Limon'un Faydaları

Merhaba :)

Limon denildiğinde aklınıza ne geliyor? Benim aklıma salata,balık ve C vitamini geliyor :)

Birçok yiyeceğe lezzet katan limon, çok farklı şekillerde kullanılarak birçok işimizi kolaylaştırmakta. Bakalım limonla neler yapabiliyoruz:

Mermer lekeleri:  Mutfak tezgahınız mermer ise ya da herhangi bir mermer zemininiz varsa ve üzerinde lekeler oluşmuşsa hemen bir limon alın elinize. Yarım limonu tuza bandırıp bu şekilde mermer üzerindeki lekelere sürün. Sonuç; lekeler yok olacaktır.

Metal kaplar:  Çelik tencerelerinizde ya da herhangi bir metal kabınızda su lekesi ya da başka lekeler varsa; yarım limonu alıp kaplarınıza ya da tencerelerinize sürün. Daha sonra yumuşak bir bezle silin. Sonuç; lekelerden eser yok.

Pilav: Pilav yapacaksınız ama pirinçlerin yapışmasını istemiyorsunuz. Pirinçleri kavurup, suyunu ekledikten sonra suya birkaç damla limon damlatın. Sonuç; tane tane mis gibi pilav :)




Kesme tahtası: Kesme tahtalarımızda her türlü sebze, et vs. kesip doğruyoruz. Özellikle balık, soğan, sarımsak gibi yiyeceklerin kokusu tahtalarımıza siniyor. Bu kokuları yok etmek için kesme tahtanızı limon suyuyla silip biraz bekleyin ve sonra yıkayın.

Patates: Misafirleriniz gelecek ve patatesli bir yemek yapacaksınız ama patatesinizin kararıp kötü görünmesinden endişelisiniz. Endişelenmeyin patateslerinize 1 çay kaşığı kadar limon suyu ekleyin ve istediğiniz yemeği yapın. Tadı ve görüntüsü istediğiniz gibi olacak.

Manikür: Manikür yaptıramadınız ve o anda tırnaklarınızın güzel görünmesini gerektiren bir toplantı, yemek vs. çıktı. Telaş yok. Hemen bir kaba ya da manikür tasınıza sıcak suyu koyup yarım limonu sıkın. Ellerinizi 5 dk bu suda bekletin ve kolay, hızlı bir şekilde manikürünüzü tamamlayın.
Limon diyip geçmeyelim. Belki de benim ve sizlerin daha bilmediğimiz ne faydaları vardır. Benim işime yarayanları sizlerle paylaştım. Sizlerinde eklemek istedikleri varsa yorumlarınızı bekliyorum.

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))

Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
İSTANBULLUKOKOSH COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.