19 Ağustos 2017 Cumartesi

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.


                                                               


Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim). 



UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.


                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Şubat 2017 Perşembe

Hamilelikte 32. ve 33. Haftalar

Merhaba,

   Dikkat ettim de 30. haftadan sonra zaman su gibi akıp geçiyor. Artık yetişemiyorum haftaları sayarken :). Doğum yaklaşıyor. Yaklaştıkça sıkıntılarım da artmaya başladı.





   32. hafta başlarken bahsettiğim sıkıntılarım da başlamış oldu. Bir gece gayet güzel yattım uyudum ama sabah kalktığımda iki el bileğimde fena halde ağrıyordu. Üstüne uzun süre yattım diye düşündüm ama neden iki elimin üzerine yatmıştım ki? Genelde sağ ya da sol tarafıma yattığım için iki elimin üzerine aynı anda yatmam imkansıza yakın bir durumdu. Neyse dedim eğer ters bir hareket yaptıysam ya da uzun süreli uyuşma falan olduysa ertesi güne geçer diye düşündüm. Ama düşündüğüm gibi olmadı o günden sonra el bileklerim ağrımaya hatta hareketlerimi kısıtlamama bile neden oldu. Doktor kontrolüme gidene kadar internetten araştırma yaptım ve Karpal Tünel Sendromu olduğuna karar verdim bu rahatsızlığın. Merak edenler Buradan bilgi edinebilir. Doğumdan belli bir süre sonra geçermiş. (İnşallah)

   32. haftamın bittiği gün yani 32+0'da doktor kontrolüm vardı ve rapor almam gerekiyordu. Çalışan hamileler 32. haftanın bitiminden itibaren analık izinine hak kazanmış oluyor. 37. haftaya kadar çalışıp çalışmamak annenin kararına bırakılmış. Ancak 37. hafta bitiminde git evine artık doğuma hazırlan diyorlar ve zorunlu olarak izine çıkarıyorlar. Ben 37. haftaya kadar çalışıp doğum öncesi çalıştığım 5 haftayı doğum sonrasına aktarmak istedim. Bunun için de doktorda çalışabilir raporu almam gerekti. Doktorumuza gider gitmez hemen bileklerimdeki şikayetten bahsettim. Devam eder ve artık dayanılamayacak duruma gelirse ortopedi ya da fizik tedaviye yönlendireceğini söyledi. Ultrasona girdim ve azıcıkta olsa oğluşum yüzünü bize gösterdi :). Bu haftada 2200 gr olmuş minik erkek :). Muayeneden sonra nst'ye girdim ve ufak ufak sancılarım çıktı. Doktorum kendimi rahatsız hissettiğim takdirde hastaneye gelip 1-2 gün yatış yaparak sancıları erteleyebileceğimizi söyledi. Kasılmalarım vardı ama çok rahatsız etmiyordu o anda. 





   33. haftaya geldiğimizde kasılmalarım arttı. Böyle birisi karnımı sıkıştırıp bırakıyormuş gibi bir his. Bazen çok fazla sıkıştırma oluyor ve bir anda bunalmama, aşırı terlememe neden oluyor. Bu haftanın başında bu kasılmaları sık yaşıyordum ve artarak devam ederse hastaneye yatma kararı aldık eşimle. Haftanın ortalarına doğru kasılmalar azaldı ya da süreleri kısaldı rahatladım. Ayrıca bu hafta bizim oğlan iyice irileşti sanırım. Artık hareketleri canımı yakmaya başladı. Özellikle kasık bölgemde hangi akrobatik hareketleri yapıyorsa artık acıdan aniden yerimden zıplatıyor beni. Bilek ağrılarım bu hafta da devam etti maalesef. Şikayetlerim artmaya başladığı için bebeğin kıyafetlerini yıkadım, ütüledim dolabına koydum. Hastane çantamı hazırlamaya başladım yavaş yavaş. 

   Artık sona yaklaştıkça hamilelikten de bıktım, böyle bir usanma geldi. İstediğim gibi hareket edemiyorum, Otursam rahat edemiyorum, uzansam rahat edemiyorum. Bebeğim zamanında ve sağlıkla gelsin de ben katlanırım her anne gibi :)

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))


14 Şubat 2017 Salı

Sevgililer Günü - St. Valentine's Day 2017

Merhaba,

   Sevgililer Günü geldi çattı. Bir kısım ticari günlerden biri diye karşı çıkmakta hediyeleşmeye, kutlamaya vs. Ben o kesimden değilim :))

   Bence böyle günler kutlanmalı. Çünkü Türk toplumu olarak özellikle erkeklerimiz (istisnalar hariç) öyle durup dururken eşine hediye alacak karakterde değiliz. Kadınlar bu konuda biraz daha duyarlı ve sevgilisine, eşine aniden bir şey alıp hediye eder. Erkeklerimizde bu hareketleri görmek pek mümkün değil :)). O yüzden böyle günler kutlanmalı diye düşünüyorum.

   Gavur icadıymış, şuymuş buymuş bunlara takılan insanları da (özellikle kadınları) anlamıyorum. Böyle günlere karşı çıkarlar söylenirler, Sonra da kocaları ya da sevgilileri ince düşünmüyor sürpriz yapmıyorlar, durup dururken hediye almıyorlar diye adamlara "öküz" damgası vururlar :)). Madem adamlar yapmıyor böyle özel günleri kullanın da ruhunuz okşansın biraz.

   Bu yazımı çok fazla uzatmak istemiyorum. Daha önceki yıllarda Sevgililer Günü'nün nereden çıktığını anlatan bir yazı yazmıştım. BUradan okuyabilirsiniz.

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun :)



9 Şubat 2017 Perşembe

Hamilelikte 30. ve 31. Haftalar

Merhaba,

   Hamilelik serüvenim hızla devam etmekte. Sona yaklaşırken zaman sanki daha hızlı akmaya başladı. Alınacak her şeyi aldık. Yine de ufak tefek eksikler çıkıyor hemen hallediyoruz.



   30. haftam iyi geçti. Sadece göbeğimin biraz daha büyüdüğünü hissettim ve oturup kalkarken zorlanmaya başladım. 30+3'te doktor kontrolümüz vardı. Bizim minik oğluş Doruk (bahsettim mi hatırlamıyorum ama ismi Doruk olacak oğluşun :) ) 1847 gr olmuş. Yine yüzünü göstermedi bize. Sanırım anne ve babasına sürpriz yapmak istiyor. Mide ekşimelerim ve reflu başladı. Doktorum bir ilaç verdi ancak etkisini göremedim ve içinde paraben olduğu için 2 kere mecburiyetten içtikten sonra kullanmadım. Bu duruma kendimce bir çözüm buldum. Naneli şekersiz sakız çiğneyerek çok rahatladım ve artık koliyle sakızımız var :). NST (nonstres test)' ye girdim ve anormal bir seyir gözlemlenmedi çok şükür.






   31. haftam tam iyi gidiyordu ki son günlerinde bir sıkıntım oluştu. Bir gece çok güzel yattım uyudum ama sabah kalktığımda el bileklerim feci halde ağrıyordu. Ellerimi sağa sola çevirirken ya da bir şey kaldırırken canım acımaya başladı. Benim düşüncem gece yatarken ellerimin üstüne yatmış olabilmemdi. Ama bu olay devam etti ve gün geçtikçe canım daha fazla acımaya başladı. İnternette biraz araştırma yaptım ve bu durumun Karpal Tünel Sendromu olabileceğini öğrendim. Hamilelikte bu durum ortaya çıkabilirmiş ve doğumdan bir süre sonra kendiliğinden geçermiş. Doktor kontrolüm 32. haftada olduğu için danışmak için o haftayı bekliyorum. 

   30. ve 31. haftadaki ortak şikayetlerim:

- Gece 02:30 veya 03:30 ya da geç uyuduysam 05:30'daki fiks wc merasimlerim

- Sağ ya da sol tarafıma yattığım için belli bir süre sonra uyuşuyorum ve yatakta her dönüşüm bir törenle gerçekleşiyor :).

- Mide ekşimelerim ve reflu

- El bilek ağrılarım

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))


18 Ocak 2017 Çarşamba

Hamilelikte 29. Haftam

Merhaba

   Yaklaşık 10-11 haftadır yazmamışım. Hiçbir sorun yok sadece tembellikten :)). Geçen haftalarda önemli olan gelişmeleri hemen hızlıca yazacağım şimdi.

   20+3 haftamızda detaylı ultrasona girdik. Doktor tercihimizi Acıbadem Maslak Hastanesi'nde Prof. Dr. İbrahim Bildirici tarafından kullandık. Benim için hamileliğin en önemli dönemi detaylı ultrason dönemiydi. Çünkü tamamen tecrübeye ve doğru yorumlama gerektiren bir konu. Özellikle perinatologların yapması gereken bir uygulama. Çok fazla araştırma yaptım ve en sonunda bu konuda tek isim olan İbrahim Bey'i seçtik. 1 ay önceden randevumuzu aldık. Detaylı ultrasonumuzda çok şükür bir sıkıntı çıkmadı. Herşeyimiz normaldi. Ultrasonumuz yaklaşık 50 dk. sürdü. Sonrasında bize doktorumuza vermemiz için 2-3 sayfalık bir rapor hazırlandı. Ayrıca oğluşun birçok açıdan çekilmiş ultrason görüntüleri cd olarak bize verildi. Doktorumuzun bilgilerine BURADAN ulaşabilirsiniz.

   Bir sonraki testimiz şeker tarama testi idi. Ben aslında gebeliğimin başından beri yaptırmayacağım diyordum. Bebeğe zararlı olduğunu düşünüyordum. Dr. Canan Karatay'ı çok fazla takip ettiğim için ondan etkilenmiştim sanırım :)). Canan Hanım'da tamamen doğal beslenen hamilelerin bu testi yaptırmalarına gerek olmadığını söylüyordu. E ben tamamen doğal mı besleniyordum? HAYIR! Ailemde şeker rahatsızlığı olan varmıydı? EVET! O zaman bu testi yaptırmaya karar verdim. 26. haftamda 50 gr. şeker yüklemesi yapıldı. Sonucun max. 140 çıkması gerekiyordu ve benim sonucum 150 idi!!! Gebelik şekeri vardı yani. Kadın Doğum doktorum Dahiliye uzmanına gitmemi önerdi. Onun önerilerine göre hareket edelim dedi. Hemen Dahiliye Hekimine gittik. Aşırı bir yükseklik yok ancak evde ölçmen gerekli deyip şeker ölçüm cihazı yazdı. 1 hafta boyunca günde 2 öğün ölçüm yaptım. Açlık şekerim gayet normal olduğu için sadece tokluk şekerimi ölçmemi istedi. 1 Hafta boyunca en yüksek çıkan değerim 117 oldu ve rahatladık.





   Benim kan grubum negatif ve eşimin kan grubu pozitif olduğu için 28. haftada doktorum kan uyuşmazlığı iğnesi olmam gerektiğini söyledi. Öncesinde İndirect Coombs Testi yapıldı. Bu test sonucunun negatif çıkması gerekiyormuş. Benimki negatif çıktı ve Uyuşmazlık iğnemi bir güzel kalçadan vuruldum :)).

   29. haftamda sanki karnım daha da şişmiş gibi geldi bana. Artık otururken ve kalkarken zorlanmaya başladım. Ayakkabılarımı eğilerek giyemiyorum artık. Çok şükür diğer hamilelere göre uyku düzenim süper. Yani sadece dönerken ve 1 kerelik bir wc seansında uyanıyorum. O wc seansımız yatarken su içmemden kaynaklanıyor. Ama suya aşırı düşkün biri olarak yatarken su içmezsem kesinlikle uykudan uyanıp içeceğimi biliyorum. Uyurken uyuşmasam dönmem ama sola yatıyorum bir süre sonra bacak ve kolum uyuşuyor. İşte tam bu noktada dönme merasimi başlıyor. Bildiğiniz merasimle birkaç dakikada dönüyorum diğer tarafa. Daha ileriki haftalarda nasıl olacak bilmiyorum. Ayrıca son birkaç gündür mide yanması ve reflu sıkıntım olmaya başladı. Baharatlı ve salçalı yediğim zamanlar çok fazla oluyor onu anladım. Yemeklerimi bu durumu göz önünde bulundurarak hazırlıyorum artık. 

   En son kontrolümüz 28+3 te idi. Oğluşum 1527 gr ve 42 cm olmuş. Boyu yapısal olarak çok uzun olacak dedi doktorumuz (babamıza çekmiş). Kilosu biraz fazla, karbonhidrat ve şekerli yiyecekleri azalt proteine yüklen dedi. 30+3 teki kontrolümüzde oğluş ne kadar büyümüş olacak çok merak ediyorum. Bizden haberler bu kadar.

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :)))

9 Kasım 2016 Çarşamba

Hamileliğimde 17. ve 18. Haftalar

Merhaba;

   Hamilelik serüvenim 17. ve 18. haftalarda gayet güzel geçti. Sadece ara ara bel ağrılarım oluyor. O da çok fazla ayakta kalırsam. Genel olarak bir sıkıntım yok.

   Eveeet gelelim cinsiyet olayınaaaa... Biz sabırsızlıkla bekliyorduk cinsiyetimizi öğrenebilmek için ama hep aksilikler üst üste geldi ve öğrenemedik. Tabiki sağlıklı, eli ayağı düzgün olsun. Öncelikli isteklerimiz bunlar ama insan merak ediyor acaba ne olacak diye. Aksilikler şöyle oldu tam cinsiyet öğreneceğimiz zaman 2 hafta üst üste doktorumuzun ultrason cihazı bozuldu. Görüntüler net değildi. Çok emin olmamakla birlikte erkek dedi ama göbek kordonu da olabilir hemen alışveriş yapmayın dedi :))

   Biz daha sonraki hafta eşimle İstanbul'a annemleri ziyarete gidecektik. Hemen annemlerin evine yakın olan Ota Jinemed Hastanesi'nden randevu aldım. Yanımızda annem ve kardeşim de vardı. Doktorumuz bizi kalabalık görünce büyük bir muayene odasına aldı bizi ve ultrason görüntüsünü duvara yansıttı. Hep beraber izledik bebişimizi. Bütün uzuvlarını herşeyini gösterdi doktorumuz. Veeee en son bu bir ERKEK dedi :)). Eşim hemen atladı "Doktor Hanım sonradan değişmez di mi kordon falan çıkmasın o çıkıntı" dedi. Doktorumuzda kordonu ayrıca gördüğünü belirtti ve böylece oğlumuz olacağını öğrenip iyice rahatladık. :)





   Ben hala alışveriş yapmıyorum. Ama anneannemiz sağ olsun ne beğenirse alıyor. Sanırım bana alacak bir şey kalmayacak.

   Bu arada daha önce bir yazı paylaşmıştım. Bebeğin kesedeki konumuna göre cinsiyet tahmini yapılabiliyordu. Okumayanlar BURADAN bakabilir. O teoriye göre bizim kızımız olması gerekiyordu. Ancak tutmadı ve oğlumuz teoriyi çürüttü :)).

   Şimdilik hamileliğimdeki tek sıkıntım fazla kilo alıyor olmam. Doğuma kaç kilo gideceğim bakalım.

Şimdilik bizden bu kadar hoşçakalın ve takipte kalın :))

Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
İSTANBULLUKOKOSH COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.