11 Mart 2019 Pazartesi

Hamilelikte 37. ve 38. Haftalar - Hamilelikte Nişanın Gelmesi


Herkese merhaba,

Hamilelik dönemime kaldığım yerden devam ediyorum. Heyecanlı ve mutlu son adım adım yaklaşıyoruz :)

     37. haftamda işten izine ayrılmış evimde yatıyordum. Bildiğiniz sürekli yatıyordum :)) Ayağa kalktığım zaman kasıklarımda çok fazla basınç hissediyordum ve sanki her an ayakta doğuracakmışım gibi oluyordum.



     Bu hafta da annem yanımdaydı bir yardımcı ayarladık ve evi dip bucak temizlediler. Halılar, zebra perdeler yıkamaya verildi; diğer perdeler evde yıkandı. Yani kısacası evin altı üstüne geldi oğluşa hazırlık yaptık.

     Bu arada benim daha önce suyum geldiği için evde antibiyotik tedavime devam ediyordum. Sağ salim 37. haftamı atlattım :)

     38. haftam güzel başlamıştı ancak 37+5. günümde çamaşırımda bir sıcaklık hissettim. Hemen tuvalete gittim (hemen dediğime bakmayın koca göbekle biraz uzun sürüyor :)). Çamaşırımda avuç içimin yarısı büyüklüğünde kanla karışık, beyaz renkte ve koyu kıvamlı bir akıntı gördüm. Daha önce nişan gelmesinin böyle birşey olduğunu netten okumuş olduğum için anladım. Anneme bu sefer oğluş geliyor hazırlan dedim ve hemen eşimi aradım. Eşim gelene kadar duşumu yaptım, son kez çantamı kontrol ettim ve artık doğum yapacağıma alıştırmaya başladım kendimi. Eşim geldi hemen arabaya indik arka koltukta uzanarak hastaneye gittim. Sancım yoktu ama her an doğuracakmışım gibi hissediyordum yine.



     Doktorum hemen ebelerin kontrol etmesini istedi. Açıklığıma bakıldı ama açıklık yoktu. Yine yatışım yapıldı ve doktorum biraz daha içeride tutmaya çalışalım, bir gün fazladan bile anne karnında durması bebek için çok önemli dedi. NST' de sancımda çıkmamıştı. Eşim beni ve annemi odaya yerleştirdi. Nasılsa doğum daha olmayacağı için eşim eve geri döndü.

     Biz annemle hastanede kalmaya başladık. Her gün birileri doğum yapıp odalara yerleşiyordu biz de sıramızı bekliyorduk :)

     Heyecanlı güne yaklaşıyoruz artık. Bir sonraki yazımda son kontrolüm ve doğum anlarımı paylaşacağım.

     Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :)))

25 Ocak 2018 Perşembe

Hamilelikte 35. 36. Haftalar | Hamilelikte Suyun Gelmesi

Herkese Merhaba,

   Hamilelik günlüğüme problemlerden dolayı ara vermek zorunda kalmıştım ancak kaldığım yerden devam edip tamamlayacağım.

   35. Haftamda bilek ağrılarım hala devam ediyordu. Artık birşeyleri tutarken bile zorlanıyordum. Ne yazık ki tedavi için dopumu beklemek zorundaydım. 

   36. Haftamın içindeyken yani 35+4 te pazar günüydü. Eşimle evde oturuyorduk. Lavaboya gittim ve ardından su içmek için mutfağa girmemle beraber sıcak bir sıvı hissettim. Aniden geldi şok geçirdim. Tekrar tuvalete koltu kontrol etmek için şeffaf su gibi bir akıntıydı. Aklıma suyumun gelmiş olabileceği geldi ve hemen doktorumu aradım. Hemen hastaneye gitmemi ve ebelerin kontrol etmesini istedi.




   Neyse ki hastane çantam hazırdı. Hemen bir duş aldım, eşime 1-2 parça kıyafet koyduk ve hastane yolunu tuttuk. Bir yandan dopum olacak diye çok heyecanlıydık ama ben daha erken olacağı için korkuyordum. Hastaneye girer girmez ebelerin bulundupu kısıma gittik. Pazar günü olduğu için nöbetçi ebe kontrol edecekti. Açılma bar mı yok mu diye muayene etti ve açılma olmadığını söyledi. Ancak suyun gelmiş olması tehlikeliydi. Doktorumu aradılar ve hemen hastaneye geldi. Suyumun az geldiğini söyledim ve akıntı kesilmişti. Doktorum bu şelilde eve gönderemeyeceğini hastanede misafir edeceklerini söyledi. Kesem yırtılmıştı artık ve bebek enfeksiyona açık hale gelmişti. 

   Yatışım yapıldı ve biz eşimle 4 gün hastanede kaldık. Bu süre boyunca sabah akşam damardan antibiyotik verildi çünkü kanda enfeksiyon değeri yüksek çıkmıştı (crp). Son gün artık değer düşünce doktorumuzdan büyük bir risk yoksa evinize gitmek istediğimizi söyledik. Bu arada 36. haftam bitmişti ve doktorum artık doğum iznine ayrılmamı ve evde yatmamı istedi. 

   Doktorumun izniyle eve döndük ve annemi çağırdım yanıma. Bu saatten sonra her an oğluş gelebilir. 

   Heyecan ve korku dolu 4 günün sonunda evde yatmaya başladım. Tuvalete gitmeye bile korkuyordum :). 2 günde 1 de hastaneye kontrole gittim. Hem ultrason hem de su sızıntısı var mı diye baktılar. Sızıntı kontrolü turnusol kağıtlı petlerle yapıldı ve çok şükğr sızıntı yoktu.
   Bundan sonraki haftalarım da çok heyecanlı geçti :)

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.


                                                               


Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim). 



UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.


                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Şubat 2017 Perşembe

Hamilelikte 32. ve 33. Haftalar

Merhaba,

   Dikkat ettim de 30. haftadan sonra zaman su gibi akıp geçiyor. Artık yetişemiyorum haftaları sayarken :). Doğum yaklaşıyor. Yaklaştıkça sıkıntılarım da artmaya başladı.





   32. hafta başlarken bahsettiğim sıkıntılarım da başlamış oldu. Bir gece gayet güzel yattım uyudum ama sabah kalktığımda iki el bileğimde fena halde ağrıyordu. Üstüne uzun süre yattım diye düşündüm ama neden iki elimin üzerine yatmıştım ki? Genelde sağ ya da sol tarafıma yattığım için iki elimin üzerine aynı anda yatmam imkansıza yakın bir durumdu. Neyse dedim eğer ters bir hareket yaptıysam ya da uzun süreli uyuşma falan olduysa ertesi güne geçer diye düşündüm. Ama düşündüğüm gibi olmadı o günden sonra el bileklerim ağrımaya hatta hareketlerimi kısıtlamama bile neden oldu. Doktor kontrolüme gidene kadar internetten araştırma yaptım ve Karpal Tünel Sendromu olduğuna karar verdim bu rahatsızlığın. Merak edenler Buradan bilgi edinebilir. Doğumdan belli bir süre sonra geçermiş. (İnşallah)

   32. haftamın bittiği gün yani 32+0'da doktor kontrolüm vardı ve rapor almam gerekiyordu. Çalışan hamileler 32. haftanın bitiminden itibaren analık izinine hak kazanmış oluyor. 37. haftaya kadar çalışıp çalışmamak annenin kararına bırakılmış. Ancak 37. hafta bitiminde git evine artık doğuma hazırlan diyorlar ve zorunlu olarak izine çıkarıyorlar. Ben 37. haftaya kadar çalışıp doğum öncesi çalıştığım 5 haftayı doğum sonrasına aktarmak istedim. Bunun için de doktorda çalışabilir raporu almam gerekti. Doktorumuza gider gitmez hemen bileklerimdeki şikayetten bahsettim. Devam eder ve artık dayanılamayacak duruma gelirse ortopedi ya da fizik tedaviye yönlendireceğini söyledi. Ultrasona girdim ve azıcıkta olsa oğluşum yüzünü bize gösterdi :). Bu haftada 2200 gr olmuş minik erkek :). Muayeneden sonra nst'ye girdim ve ufak ufak sancılarım çıktı. Doktorum kendimi rahatsız hissettiğim takdirde hastaneye gelip 1-2 gün yatış yaparak sancıları erteleyebileceğimizi söyledi. Kasılmalarım vardı ama çok rahatsız etmiyordu o anda. 





   33. haftaya geldiğimizde kasılmalarım arttı. Böyle birisi karnımı sıkıştırıp bırakıyormuş gibi bir his. Bazen çok fazla sıkıştırma oluyor ve bir anda bunalmama, aşırı terlememe neden oluyor. Bu haftanın başında bu kasılmaları sık yaşıyordum ve artarak devam ederse hastaneye yatma kararı aldık eşimle. Haftanın ortalarına doğru kasılmalar azaldı ya da süreleri kısaldı rahatladım. Ayrıca bu hafta bizim oğlan iyice irileşti sanırım. Artık hareketleri canımı yakmaya başladı. Özellikle kasık bölgemde hangi akrobatik hareketleri yapıyorsa artık acıdan aniden yerimden zıplatıyor beni. Bilek ağrılarım bu hafta da devam etti maalesef. Şikayetlerim artmaya başladığı için bebeğin kıyafetlerini yıkadım, ütüledim dolabına koydum. Hastane çantamı hazırlamaya başladım yavaş yavaş. 

   Artık sona yaklaştıkça hamilelikten de bıktım, böyle bir usanma geldi. İstediğim gibi hareket edemiyorum, Otursam rahat edemiyorum, uzansam rahat edemiyorum. Bebeğim zamanında ve sağlıkla gelsin de ben katlanırım her anne gibi :)

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))


14 Şubat 2017 Salı

Sevgililer Günü - St. Valentine's Day 2017

Merhaba,

   Sevgililer Günü geldi çattı. Bir kısım ticari günlerden biri diye karşı çıkmakta hediyeleşmeye, kutlamaya vs. Ben o kesimden değilim :))

   Bence böyle günler kutlanmalı. Çünkü Türk toplumu olarak özellikle erkeklerimiz (istisnalar hariç) öyle durup dururken eşine hediye alacak karakterde değiliz. Kadınlar bu konuda biraz daha duyarlı ve sevgilisine, eşine aniden bir şey alıp hediye eder. Erkeklerimizde bu hareketleri görmek pek mümkün değil :)). O yüzden böyle günler kutlanmalı diye düşünüyorum.

   Gavur icadıymış, şuymuş buymuş bunlara takılan insanları da (özellikle kadınları) anlamıyorum. Böyle günlere karşı çıkarlar söylenirler, Sonra da kocaları ya da sevgilileri ince düşünmüyor sürpriz yapmıyorlar, durup dururken hediye almıyorlar diye adamlara "öküz" damgası vururlar :)). Madem adamlar yapmıyor böyle özel günleri kullanın da ruhunuz okşansın biraz.

   Bu yazımı çok fazla uzatmak istemiyorum. Daha önceki yıllarda Sevgililer Günü'nün nereden çıktığını anlatan bir yazı yazmıştım. BUradan okuyabilirsiniz.

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun :)



9 Şubat 2017 Perşembe

Hamilelikte 30. ve 31. Haftalar

Merhaba,

   Hamilelik serüvenim hızla devam etmekte. Sona yaklaşırken zaman sanki daha hızlı akmaya başladı. Alınacak her şeyi aldık. Yine de ufak tefek eksikler çıkıyor hemen hallediyoruz.



   30. haftam iyi geçti. Sadece göbeğimin biraz daha büyüdüğünü hissettim ve oturup kalkarken zorlanmaya başladım. 30+3'te doktor kontrolümüz vardı. Bizim minik oğluş Doruk (bahsettim mi hatırlamıyorum ama ismi Doruk olacak oğluşun :) ) 1847 gr olmuş. Yine yüzünü göstermedi bize. Sanırım anne ve babasına sürpriz yapmak istiyor. Mide ekşimelerim ve reflu başladı. Doktorum bir ilaç verdi ancak etkisini göremedim ve içinde paraben olduğu için 2 kere mecburiyetten içtikten sonra kullanmadım. Bu duruma kendimce bir çözüm buldum. Naneli şekersiz sakız çiğneyerek çok rahatladım ve artık koliyle sakızımız var :). NST (nonstres test)' ye girdim ve anormal bir seyir gözlemlenmedi çok şükür.






   31. haftam tam iyi gidiyordu ki son günlerinde bir sıkıntım oluştu. Bir gece çok güzel yattım uyudum ama sabah kalktığımda el bileklerim feci halde ağrıyordu. Ellerimi sağa sola çevirirken ya da bir şey kaldırırken canım acımaya başladı. Benim düşüncem gece yatarken ellerimin üstüne yatmış olabilmemdi. Ama bu olay devam etti ve gün geçtikçe canım daha fazla acımaya başladı. İnternette biraz araştırma yaptım ve bu durumun Karpal Tünel Sendromu olabileceğini öğrendim. Hamilelikte bu durum ortaya çıkabilirmiş ve doğumdan bir süre sonra kendiliğinden geçermiş. Doktor kontrolüm 32. haftada olduğu için danışmak için o haftayı bekliyorum. 

   30. ve 31. haftadaki ortak şikayetlerim:

- Gece 02:30 veya 03:30 ya da geç uyuduysam 05:30'daki fiks wc merasimlerim

- Sağ ya da sol tarafıma yattığım için belli bir süre sonra uyuşuyorum ve yatakta her dönüşüm bir törenle gerçekleşiyor :).

- Mide ekşimelerim ve reflu

- El bilek ağrılarım

Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalın :))


Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
İSTANBULLUKOKOSH COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.